|   | 
  • Çocuklarımıza Karşı Ne Kadar Tutarlıyız?

    Çocuk sevgiden şımarmaz, tutarsız davranıştan şımarır. 

     

    Üstün DÖKMEN

     

    İki gün önce yanımda gerçekleşen bir baba oğul diyaloğu;

     

    Çocuk:

     

    -Baba çok acıktım. Bir şeyler alır mısın?

     

    Baba:

     

    -Hayır. Şimdi birşeyler yiyemezsin. Yersen akşam yemek yemiyorsun.

     

    Bu arada vakit akşama yakın. İftar hazırlığı yapıyoruz.

     

    Bir müddet sonra

     

    Çocuk ısrar ediyor.

     

    Baba çok açıktım kraker al, dondurma al şunu al bunu al. Bilinen çocuk ısrarları, istekleri mızmızlanmaları.

     

    Babanın kafasının etini yiyor çocuk.

     

    Baba da kararlı

     

    Hayır şimdi bir şey yenmeyecek. Annen bize yemek hazırlıyor. Evde birlikte yeriz.

     

    Karşılıklı ısrar ve inatlaşmalar devam ediyor.

     

    Bende dışardan biri olarak takip ediyorum. Ama bir yandan da babaya taktikler veriyorum çocuğa çaktırmadan.

     

    Bir yandan da merak ediyorum  “Kim kazanacak?”

     

    Sizce kim kazanmıştır?

     

    Evet . Taktik vermeme rağmen kazanan çocuk oluyor ve istediğini alıyor. İki ye biriz ama golü yiyoruz.

     

    Neden böyle yaptın? Dediğim de  “Israrına dayanamıyorum. Annesine karşı böyle yapamıyor.” diye cevap verdi.

     

    Çocuk anneyi babayı çözmüş.

     

    Kime nasıl davranacağını çok iyi biliyor.

     

    Çocuklarımızı eğitirken veya terbiye ederken birçoğumuzun yaşadığı bir örnektir bu.

     

    Peki ölçü ne olmalı?

     

    Her isteğine “EVET” yada “HAYIR” demeyin. Veya Sonunda “EVET” diyeceğiniz “HAYIR”lar” kullanmayın

     

    EVET” yada “HAYIR”ları  dikkatli kullanın ki değiştirmek zorunda kalmayasınız.

     

    Hem siz hem çocuklarınız rahat eder.

     

    Siz rahat edersiniz, çünkü sizin  hangi durumda ne tepki vereceğinizi bilen çocuklarınız isteklerinde ısrar etmeyecek, mızmızlanmayacak ve sizi başkalarının yanında mahcup etmeyeceklerdir.

     

    Çocuklarınız rahat eder çünkü sizin neye “EVET” neye “HAYIR” diyeceğinizi bilir ve ona göre davranırlar. “HAYIR” diyebileceğiniz yerde bırakın mızmızlanmayı istek de dahi bulunmaz.

     

    Tutarlılığın bir başka boyutu da anne-babalar arasındaki tutarlılıktır.

     

    Anne babalar tutarlı davranma konusunda ortak kararlar almalıdır. Anne baba birbirlerinin “EVET/ HAYIR” dediğine “HAYIR//EVET” dememeli, bu durum çocukta farklı olumsuz davranışların gelişmesine neden olur. Çocuk kimden istekte bulunmuşsa ve istek çok önemli bir şeyse “Bunu annenle/babanla konuşmalıyım. Karar verdikten sonra sana bildiririm” diyerek ortak kara verildiğini göstermelidir.

     

    Anne baba mutlaka çocuğun olmadığı ortamda karar vermeliler diye bir kural yoktur. Gerekirse çocuğun yanında ortak karar verebilirler. Bu şekilde evde işlerin nasıl yürüdüğünü çocuğa  öğretmiş oluruz.

     

    Anneler babaları sürekli “HAYIR” diyen kişi konumda bırakmamalıdır. Babalar, annelere oranla fazla zaman ayıramadıkları düşüncesiyle çocukların her istediğine “EVET” dememelidirler.

     

    Tutarlı olmak sadece bununla ilgili midir? Tabi ki hayır.

     

    Çocuklara karşı söz ve davranışlarımız da tutarlı olmalı. Çünkü kişiliğin temellerinin atıldığı küçük yaşlarda çocuğun en fazla model aldığı anne babasıdır. Anne baba söz ve davranışlarına bu anlamda çok dikkat etmelidir.

     

    Örneğin doğru söylemesi gerektiğini öğretmeye çalışıyoruz.

     

    Ama  telefon çalar. “Beni arıyorlarsa ev yok de” diyerek yalan söylemeyi öğretiyoruz.

     

    Komşular misafirliğe gelecek olur. “Nerden çıktı bunlar!” “Çok isterdik ama annemler gelecek, dayımlara gideceğiz, bu gün çok yorgunum.” diyerek çelişkili  davranışlarda bulunuyoruz.

     

    Çocuk hangisine göre davranacak. Söylediklerinize mi? Yaptıklarınıza mı? Yoksa üçüncü bir durum. Duruma göre mi?

     

    Yine yaşadığımız bir örnek.

     

    Bir öğrencimiz bir arkadaşına küfür etmiş. O öğrencimden beklemediğim bir davranıştı bu aslında. Çünkü aileyi tanıyordum. Böyle bir davranışa asla müsaade etmezlerdi.

     

    Öğrencimi çağırdım. Bunu nereden, kimden  öğrendiğini sorduğumda aldığım cevap beni hayal kırıklığına uğratmıştı.

     

    “Babamdan hocam.” Deyince hayal kırıklığım birkaç kat daha artmıştı.

     

    Nasıl olurdu? Hayır. Olamazdı. Hiç beklemiyordum veya aileye yakıştıramıyordum.

     

    Hemen babayı aradım ve durumu anlattım.

     

    Baba özür dileyerek “Hocam bazen trafikte farkında olmadan ağzımdan çıkıyor, söylüyorum. İnşallah bir daha olmaz. Daha dikkatli olacağım” demişti.

     

    Çocuklarımız belli değerlerle büyüsün istiyoruz. Doğru söylesin, küfürlü konuşmasın vs.

     

    Biz bunlara ne kadar riayet ediyoruz. Bilerek veya bilmeyerek ağzımızdan yalan sözler çıkıyor mu? Farkında olmadan birilerine küfür ediyor, sohbet aralarında argo konuşuyor muyuz?

     

    Ne kadar tutarlıyız bir sorgulayalım mı?

Kar360.com Kayseri-Türkiye ve Dünya gündemini takip edebileceğiniz, İnteraktif bir haber sitesidir. Yazılım ve Tasarım hizmeti www.tahamedya.com tarafından yapılmıştır.