|   | 
  • EYLÜL YAZI

    Tabiata küsmüş gelincik çiçeği, karanfil, papatya, hanımeli, gül, lavanta, leylak; salkım söğüt, kocamış çınar, edalı kiraz; güvercin, kırlangıç, serçe, yusufçuk…

     

    Oysa küs mevsimi değil; türlü çiçek kokusu, kuş cıvıltısı, sevgiliye dut ikram etme, kiraz aşkları mevsimi.

     

    Yaz alışılmıştan farklı bir yaz. Tabiat sakinleri eylül yağmurları misali rahmetten gözlerini açamıyor. Yapraklar güz mevsiminde olduğu gibi yerlere sere serpe dökülmüş. Kirazların, dutların yavruları olgunlaşmaya daha fırsat bulamadan yerlere düşmüş, kadir kıymet bilmezlerin ayakları altında ölüme mahkûm. Lavantalar, leylaklar, karanfiller, papatyalar, gelincik çiçekleri tabiatın diğer sakinlerini neşelendiremiyor; yüreklerine kokularıyla, güzellikleriyle ferahlık serpemiyor. Kırlangıçlar şaşkın ve kararsız çünkü mevsim göç mevsimi değil. Bülbüllerin yarası habire kanıyor. Güller sevgisiz, boynu bükük. Güvercinler özgürlüğe kanat açamıyor. Serçeler yuvalarında hapis. Handiyse yıldırımların, yağmurun haricinde her şey korkunç bir sessizliğe sarmalı.

     

    Kahredici, korkunç sessizlik yüreklere oturmuş kocaman bir boşluk. Gözlerde hüzün, dillerde umutlu dualar.

    Eylül yazının

    Kırık kanatlı kırlangıç gecesi,

    Göç şöleninde,

    Öksüz salkım söğüt,

    Hüzünlü hanımeli,

    Ürkek çınar,

    Bulutların namahremi ay

    İçimde gelin çiçeği boşluk: kocaman.

    Karanfiller, papatyalar: tevekkül

     

    Rüyadayım işte. Gün gelecek bülbül nameleriyle uyanacağım. Bir de bakacağım ki bahar gelmiş. Gökyüzü pırıl pırıl, masmavi…

Kar360.com Kayseri-Türkiye ve Dünya gündemini takip edebileceğiniz, İnteraktif bir haber sitesidir. Yazılım ve Tasarım hizmeti www.tahamedya.com tarafından yapılmıştır.