Kayserispor Süper Lig'e Dönmeli, Hem De Hemen!
Yaklaşık 35 yıldır bu şehirde yaşıyorum. 28 yıldır dabir şeilde basın içerisinde bir şekilde bulundum. Futbolu ve Kayserispor'u yakından takip ettim ve çok sayıda TV ve Radyo programı yaptım köşe yazısı yazdım.Kayserispor’un koskoca şehrin gözleri önünde, intihar edercesine Süper Lig’den aşağıya yuvarlanışını izlemek içimi acıttı.
Ne yazarsam acının hakkını veremeyeceğim. Kayserispor Süper Lig'den düştü.Şehrin onuru için dağlar kadar ağır yük.
On dört yıl şehir Süper Lig'de vardı. AZ Alkmaar, Atletico Madrid şehrin zeminini çiğnedi. Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor geldi ve şehir onlara diz çöktürdü.
Türkiye Kupası’nı kazandı.
Avrupa kupalarında Türk bayrağı şehrin renkleriyle dalgalandı.
Ve şimdi?
Şimdi bayrak yarıda.
Bu kabul edilebilir mi?
Edilemez!
Soruyorum: MUTLU MUSUNUZ ENKAZINIZLA?
Nurettin Açıkalın yönetimi geldi, borçları kapatmak için çabaladı, transfer tahtasını açmak için uykusuz geceler geçirdi; hakkını yemeyelim, gayret ettiler. Emeği küçümsemiyorum.
Ama futbol sadece borç ödeme defteri tutmak mıdır? İyi niyetle yapılan hatalar da hata olarak tarihe geçer. Futbolcuların alacakları zamanında ödenmedi. Transfer tahtası kapalıyken kulüp çok geç kaldı. Gisdol’u göndermek hataydı. Djalovic’i getirmek hataydı. Moe ise daha büyük hataydı.
Ve hepsinin üstüne Süper Lig kapasitesi olmayan futbolcuları doldurmak...
Takımı düşüren yalnızca sahada kaybedilen maçlar değildi; yanlış kararlar, oyun kurgusu, kadro felsefesiydi.
Kayserispor’u başarıya taşıma kapasitesi olmayan vizyonsuz teknik direktör tercihleriyle takımı ateşe attınız!
Yanlış kadro tercihleri, sahada ruhunu teslim etmiş gibi dolaşan ve akılalmaz bireysel hatalar yapan futbolcular… Hepinizin enkazda payı var!
Sonuç:
14 yıldır tırnaklarla kazınarak tutunulan, Süper Lig’den düşürdünüz.
Yazıklar olsun!
Şehrin hayallerini, markasını, gururunu bir sezonda çöpe atan herkesi tarih ve taraftar AFFETMEYECEK!
ŞİMDİ SİLKENME VE UYANMA ZAMANI!
Şimdi yeni sayfa açıldı. Genel kurul yapıldı. Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç liderliğinde, şehrin derdiyle dertlenen Vali Gökmen Çiçek’in ve Milletvekili Baki Ersoy’un gayretleri ve yönlendirmesiyle yeni yönetim oluştu. Başkan yardımcılığı ve başkanlık da yapan Ali Çamlı yeniden Kayserispor’da başkanlık koltuğuna oturdu.
Ali Çamlı’ya güvenildi;"hayırlı olsun".
Ama güven, bedavaya verilmez. Güven, gösterilir.Tebrik ziyaretlerini, çiçekleri bir kenara bırakın! ZAMAN YOK! Bir an önce, hemen yeni sezonda Kayserispor’un ait olduğu Süper Lig’e geri dönmesi gerekiyor. Bu rica değil, şehrin size yüklediği tarihi zorunluluktur!
Bu amaç için şehirde yaşayan, şehrin ekmeğini yiyen, havasını soluyan HERKES ELİNİ TAŞIN ALTINA KOYACAK!
FUTBOL ARTIK BİLİMDİR: PARAYI HERKES BULUR, BİLİMİ BİLEN BULUN!
Beyler, artık gözünüzü açın; futbol artık bilimdir! Bilimsel yöntemlerle, okulunu okumuş, sahada terlemiş, dünyayı görmüş insanlar tarafından idare edilir.
Kimse alınmasın ama bu işi para bulmak için yönetim kuruluna giren adamlar yapamaz.
Yapamaz, çünkü futbol artık sezgiyle, taraftarlıkla şehre sevdayla yönetilen alan değil. Futbol, bilimdir. Oyun analizi, performans istatistiği, rakip scaut sistemi, antrenman yükü takibi, psikolojik yönetim...
Bunları bilen insanlar yönetmezse ne kadar para bulursanız bulun çöpe gider.
Para önemlidir ama o parayı yönetecek vizyon ve tecrübe yoksa, parayı sokağa atmaktan başka şey yapmazsınız. Geçmiş sezonlarda gördük işte!
Kayserispor’a acilen, yarın sabah, Futbol Bilimi konusunda donanımlı, vizyoner bir Genel Menajer lazım. Öyle sıradan, hatır gönül ilişkileriyle oraya oturtulacak adamlardan bahsetmiyorum! Para toplayan değil, futbol bilen bir genel menajer.Bu göreve getirilecek isim net olmalı:
- Kayserispor formasını geçmişte gururla terletmiş,
- Süper Lig tecrübesini iliğine kadar yaşamış,
- En az bir yabancı dil konuşan,
- Süper Lig’de başka takımlarda da genel menajerlik yapmış ve başarısını kanıtlamış,
- Yurt dışı piyasasını, oyuncu havuzunu bilen,
- Diğer kulüp başkanlarıyla, teknik direktörlerle doğrudan iletişim kurabilecek güçte,
- Ve en önemlisi Kayseri kökenli, şehrin genetiğini bilen genel menajer görevlendirilmelidir!
Böyle isim yok mu bu şehirde? Var. Bulun, getirin, görevlendirin. Vakit yok. Seyit İçgül ve İlhan Parlak isimlerini duyuyorum. Umarım olur!
Bu genel menajerin ilk işi, takımı hemen bu sezon Süper Lig’e çıkaracak tecrübeye sahip, futbol bilimi doğrultusunda çalışan teknik direktör bulmak olmalıdır.
Oyun bilgisi yüksek, taktik kurguyu bilen, doğru kadro kurulumunu ve nokta atışı futbolcu tercihlerini yapabilecek hoca lazım.
Ve en kritik nokta: Süper Lig deneyimi olan, bu ligde hem futbol oynamış hem teknik direktörlük yapmış, başarılarını kanıtlamış ve kariyerinde asla Süper Lig’den takım düşürmemiş bir isim olmalı!
Bu hoca, Kayserispor’u sadece bu sene 1. Lig’den çıkarmakla kalmayacak; gelecek sezon Süper Lig’e döndüğünde orada yukarıya taşıyacak çapta olmalı.
Açıkça uyarıyorum: kaprislerinden geçilmeyen Hikmet Karaman gibilerden kesinlikle uzak durun! Kulübün kapısından öyle isimler girmesin!
GEÇMİŞTEN DERS ALIN: RUHSUZ YILDIZLAR DEĞİL, AHLAKLI SAVAŞÇILAR!
Yeni transfer edilecek futbolcular konusunda vakit kalmadı. Menajerlerin oyuncağı, son durağı Kayseri olan emekli yıldızları takıma doldurmayın! Süper Lig tecrübesi olacak ama gücü, dinamizmi, teknik kapasitesi ve en önemlisi ahlak seviyesi yüksek karakterler tercih edin.
Formayı giydiğinde altındaki armaya saygı duyacak, parasını geç alınca idmana çıkmamazlık yapmayacak oyuncular bulun.
Bu istek değil, olmazsa olmaz koşul.
Geçmişte ne tür isimler transferi yapıldığını hepimiz gördük. Bazıları sözleşmeyi imzaladığında emekliliğe geçti. Yeter artık. Bu hataların bedelini şehir ödedi.
Geçmişteki rezil tercihlerden ders çıkarın!
Transferde ucuza mal etmeye çalışmak, kim gelirse gelsin deneyelim demek takımı daha da dibe çeker.
Ayrıca, burnunuzun dibindeki cevherleri görmezden gelme hastalığından vazgeçin. Kulübün altyapısı şehrin geleceğidir. Kayserispor altyapısından yetişen genç yeteneklere sahip çıkın! Baran Ali Gezek, Arif Kocaman, Eray Özbek, Talha Sarıaslan, Kayra Cihan, Nurettin Öztürk gibi genç yeteneklerin önünü açın, kol kanat gerin. Elin yabancısına dökeceğiniz paranın yarısını bu çocukların gelişimine harcayın kahramanlarınızı bağrınızdan çıkarın!
KAYSERİSPOR BU ŞEHRİN LOKOMOTİFİDİR, ANLAYIN ARTIK!
Bazen duyuyorum, "Yahu futbol takımı için bu kadar yaygaraya gerek var mı?" diyen gafilleri. Soruyorum: Kayserispor şehir için neden önemli, biliyor musunuz?
Kayseri'yi anlatmak için kitap yazmak gerekir. Kayseri demek; sadece mantı, pastırma, ticaret demek değildir. Kayseri; zenginliğiyle, köklü kültür çeşitliliğiyle, devasa üretim gücüyle, OSB’leriyle, tarımıyla, dört tane üniversitesi ve eğitim imkanlarıyla dünya kentidir. Kayserispor, "Dünya Spor Başkenti" şehrin en parıltılı simgesidir!
Kayserispor, şehrin reklam ve tanıtımı için en güçlü lokomotiftir. Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor buraya geldiğinde şehre akan on binlerce insanı görmüyor musunuz?
Maç günleri Kayseri ticaretinin nasıl canlandığını, alışveriş merkezlerinin nasıl dolup taştığını, konaklama sektörünün, otellerin, yeme içme sektörünün, pastırmacısının, taksicisinin, ulaşım sektörünün nasıl bayram ettiğini görmüyor musunuz?
Kayserispor Süper Lig’deyken şehrin ekonomisine çarpan etkisiyle nasıl pozitif katkı sağladığını unuttunuz mu?
Kayserispor sıradan Anadolu takımı değil! 14 yıldır ligde fırtınalar estirmiş, rakiplerini sahasında titreten, şampiyonları belirleyen, zirveye oynayan kültür ve gelenek haline gelmiş kulüp. Kayserispor’un yeriSüper Lig’in tam göbeğidir, zirvesidir! Bunun dışındaki her yer züldür, hüsrandır!
İYİ GÜNDE TWEET ATANLAR, KÖTÜ GÜNDE NEREDESİNİZ?
Şimdi gelelim can alıcı soruya…Kapalı Kale taraftar grubunun mücadelesinin, gayretinin, terin yarısı kadar şehirde kim elini taşın altına koydu?
Zafer kutlamalarında ön sırada olanlar, selfie atan, tweet paylaşan, pastanın tadına bakan herkes... Neredesiniz?
DAHA NE DURUYORSUNUZ? Ne bekliyorsunuz?
Kayserispor Süper Lig’de devleri dize getirirken başarının kaymağını, pastanın lezzetini 7’den 70’e hepiniz yemedi mi?
Sanayideki çıraktan fabrikatöre, bakkalından holdinglerin CEO’larına, öğrencisinden bürokratına kadar herkes gururla göğsünü gererek gezmedi mi?
Evet, tadını çıkardınız!
Zaferlerin coşkusunu yaşadınız.
Şimdi neden yoksunuz?
Neden sesiniz çıkmıyor?
Neden para yok, destek yok, birliktelik yok?
"Şanlı Kayserispor’umuz" diye tweet atıp şov yapanlar, takım düşünce kafasını kuma gömdü!
Kötü günde neden yoksunuz?
İş insanlarının Kayserispor'a sponsor olacak cesareti nerede?
Kayserispor'un başarısından ekonomik pay aldıysanız, şimdi başarıya ekonomik katkı koymak zorundasınız. Bu bağış değil şehre yatırım.
Kayserispor, Memduh Büyükkılıç’ın, Gökmen Çiçek’in Baki Ersoy’un, Ali Çamlı’nın omuzlarına bırakılamayacak kadar büyüktür.
SÖZÜN BİTTİĞİ YERDEYİZ: YA SÜPER LİG YA HİÇ!
Kayseri’nin tüm dinamiklerine ACİL ÇAĞRI yapıyorum: Kombinenizi alın, locaları doldurun, sponsorlukları yarıştırın, takıma hakkı olan bütçeyi sağlayın! Şehrin en büyük markasına sahip çıkın!
Kayserispor'un yeri hiçbir koşulda birinci lig olamaz. Bu hakaret, takıma, şehre ve tarihe.
Yeni yönetim kurulunun önünde hem büyük fırsat hem ağır sorumluluk var. Ali Çamlı şehri, kulübü biliyor. Ama bilmek yetmez. Yapmak lazım. Çok kısa sürede kritik kararlar almak lazım.
Kayseri, uyan artık!
Uyuyan dev ayağa kalkmak zorunda!
Kayserispor Süper Ligden düşmüş olabilir ama asaletinden, büyüklüğünden hiçbir şey kaybetmedi. Yeni sezonda kupa Kayseri’ye gelecek, takım Süper Lig kapısından davul zurnayla girecek!
Başka alternatif kabul edilemez!
Ya Kayserispor’u layık olduğu yere çıkaracaksınız ya da tarih sayfalarında birer kara leke olarak anılacaksınız. Tercih sizin!
Haydi daha ne duruyorsunuz?!
Evet biraz uzun olmuş olabilir ama benim de işim tarihe not düşmek ve söylenmesi gereken acı şeyleri dile getirmektir!














