Yok artık Fenerbahçe… Zengin başlık oldu, olmak zorunda kaldı. Geçen sezon Fenerbahçe’yle Kadıköy’de 3-3 berabere kalan Kayserispor şampiyonu belli etmişti. Bu sezon puan tablosunun dibindeki Karagümrük namağlup Fenerbahçe’yi yenerek şampiyonu belirledi. İyi mi?
Sen kalk Süper Kupa Finali’nde Galatasaray’ı yen, sonra namağlup çıktığın maçta sonuncu sıradaki Karagümrük’e mağlup ol, yenil. Şut atmadan atamadan! İlk golü ‘pişsin’ diye gönderdiğin Bartuğ’dan yiyerek…
Galatasaray’a şampiyonluk hayırlı olsun diyebilirim. Yine de futbol bu, klasik ‘Şampi’ diyeyim.
Fenerbahçe’nin yenilmesi, Galatasaray’ın Şampi noktasının Kayserispor’la ilgisi; altındaki tek rakibi Karagümrük’ün ayağa kalkışının sonucunu görmektir.
Karagümrük’ün Fenerbahçe galibiyetinin Lig’e nasıl damga vurduğunu vurgulamak içindi.
Karagümrük çıkışın sinyallerini veriyor, Fenerbahçe’de çekirge zıplayıp duruyordu. Şampiyonluğa koşan takımın alt sıralardaki rakipleriyle berabere kalması, Kayserispor’un bu haftaki rakibi Samsunspor’u son saniye üçlüğüyle geçmesi aslında Karagümrük mağlubiyetini işaret ediyordu.
Kayserispor’un işi gittikçe zorlaşıyor.
Karadeniz deplasmanında geçen ağırladığı Trabzonspor’un acısını Samsunspor’dan çıkarması gerekiyor. Başka çaresi kalmadı.
Kayserispor’un önünde Trabzonspor’a sergilediği oyunun verdiği umut var. Samsunspor’un Fink’le Avrupa’ya veda ediyor oluşunun çöküntüsü var. Perşembe günü Rayo Vallecano’ya karşı evinde yaşadığı hezimet var. Pazar günü oynanacak maçta yorgun olacağı var.
Bütün bu var’lar fırsatlar doğurur mu o var ?
Başının belası, acımasızca doğrayan VAR var. O VAR’dan sürprizler çıkar mı o var.
VAR da var!
Kayserispor’un Muhammed Türkmen’le başlayan toparlanışı, kendini buluşu, aylar sonra kavuştuğu Antalyaspor galibiyeti kendine getirdi.
Ardından Erling Moe ile Gençlerbirliği maçında ‘tatsız tuzsuz’ oyuna rağmen ‘buz gibi gol’ünün, 3 puanının çalınışı ‘ha gayret’ dedirtti.
Moe’nun dokunuşuyla Trabzonspor maçındaki futbol adına çırpınışı, iftar vaktindeki maçta hiç olmazsa Onugkha’nın gol orucunu açışını göz ardı edemeyiz.
Cardoso’nun biraz kendini buluşu, asist yapışı…
Trabzonspor maçında gördüğüm 3 şey var. Kayserispor’u doğramaya devam ediyorlar. Acımasız kırmızı kartlar, rakiplere verilmeyen kırmızı kartlar, aynı pozisyonda rakiplere verilen Kayserispor’a verilmeyen penaltılar VAR.
Bunları üstelik herkesin gözünün önünde çekinmeden, sıkılmadan, utanmadan yapıyorlar.
Asıl gördüğüm şu: Kayserispor bulduğu çok önemli gol pozisyonlarını, yüzde yüz olanlarını bile atamıyor. Atsa Trabzonspor maçının sonucu bile böyle olmazdı. Bunu Fatih Tekke bile basın toplantısında söyledi.
Futbolun kuralı, yakaladığında atacaksın. Atıp rakibi tutuşturacaksın. O çıra gibi yanmaya başladığında bi daha atacaksın, yakacaksın.
Yoksa sen tutuşur, çıra gibi yanarsın.
Trabzonspor karşısında pozisyon bulacaksın, atamayacaksın! O zaman sana atarlar. Seni yakarlar. Kayserispor gol atmalı.
Gol atmadan kazanamazsın!
Diğer gördüğüm; Onugkha ve Mendes.
Onugkha 11’de başlamadığı maçları kendine yediremiyor. Sonradan maça motive olamıyor, konsantrasyon sağlayamıyor, pas bile atamıyor.
11 başladığında hiç olmazsa rakibi yoruyor, defanslarının çıkışını engelliyor, rakibi geride tutuyor. Ne de olsa 6 gol atan adam. İkisi Fenerbahçe’ye…
Mendes’e gelince; evet fiziksel zayıf, mücadele gücü az, ama oyun kuruyor, bitirici paslar atıyor. Bana göre takımın beyni kapasitesinde. Hem Cardoso’yu verimli oynatıyor.
Mendes oynamalı!
Samsun; Karadeniz’in sakin limanı, çalışkan ve asil şehri. Takımı da öyle. Thomas Reis’le şahlandı. Avrupa’da nam saldı. Fakat düşüşün içinde.
Reis gitti Fink geldi.
Fenerbahçe karşısında muhteşem oyunuyla son dakikada kaybetti. Bu hafta Avrupa’da ağır yara aldı. Rakibine büyük koz verdi. Morali bozuk ve yorgun.
Ne yapacağı belli olmayan, yaralı Samsunspor’u Kayserispor geçmeli.
Bu şartlarda göstergeler ‘acaba yine yarışta hafta mı kalacak’ umudunu gösteriyor.
Kayserispor gol at gol. Başka çıkışın yok.














